öeeeh-fatura
Eeeeeeeeeeeehhh-devlet ya da kısaca e-devlet olarak tabir ettiğimiz, bürokrasi merdivenlerini azaltmaya yönelik olsa da teknoloji ile zihniyetin uyuşmaması nedeniyle çoğu alanda fiyasko oluşturan olgunun azizliğine uğradım bugün.
Faturamı zamanında yatırmadığım için hattı kapamak yerine sürekli e-fatura sitesine yönlendiriliyor(d)um. Tamam bu güzel ve hoş bir hatırlatma gibi görülebilir. Dün gece, malum faturayı o saatte yatıramayacağım için girip faturalarımı inceledim. Site gayet güzel açılıyordu, SSS bölümü falan var, lakin SSS’de niye “sürekli bu sayfayı görüyorum lan ben” sorusunun cevabını bulamadığım için fazla da karıştırmadım. Lakin Firefox ile düzgün açılıyor, o bakımdan şaşırdım demeyim, zira TTNET’in Firefox ile uyumlu tasarımları olduğunu biliyoruz. Gerçi hatalara falan bakmıyorum en azından görmem gereken içeriği görebiliyorum. Başka devlet sitelerinde bu hassasiyeti göremiyoruz tabii.
Neyse işin zulüm olan yanından bahsedeyim. Gece dikkatli bakamadığım ve açıkçası borcumdan dolayı kapandığını anlamadığım için gündüz sınav dönüşü tekrar bakayım dedim. Lakin ne hikmetse aklı evvelin biri o sayfaya google analytics istatistiklerini almak için kod yerleştirmiş. E fatura sitesinden başka bir yere ulaşmak mümkün olmadığı için sürekli analytics sayfasına çağrı yapılıyor ve sonunda timeout verip, ne fatura sitesi gösteriyor ne de bir bilgi veriliyor. Dolayısıyla durumu bilmeyen biri için ne olduğunu kestirmek çok zor olabilir. Neyse, hatırlatmakta fayda var. ADSL hattınız borcundan dolayı kapanırsa, Adblock gibi birşey ile google analytics’i engelleyip normal bir şekilde e-fatura sitesine girebilirsiniz.
Tabii e-imza konusunda gösterdiği hassasiyet dolayısıyla TTNET’i takdir etmek gerek. Ancak teknoloji ile zihniyeti birbirine karıştıran uygulamalardan vazgeçmesi (bkz: yukarıdaki olay, işine gelmeyen siteye IP yasaklama, işine gelen siteye sadece alan adı sorgularını bloklama gibi) gerek. Engellemenin nasıl yapıldığını eleştiriyorum tabii, engellemenin yapılması kararını mahkemeler verdiği için o konuda yorum yapmak istemiyorum. Ancak o konuda da Yargıtay’ın biraz doktrin incelemesi, cezaların şahsiliği doğrultusunda (bkz: Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.) ortaya site kapatmalar konusunda düzgün bir içtihat oluşturması gerektiğine inanıyorum. Hatta bilişim suçları ile mücadele yasalarının Anayasa ile çelişen kısımları göz önüne alındığında, hak ve özgürlüklükleri derinden sarsan bu durumun kişi hak ve özgürlüklerine lehine tekrar düzenlenmesi gerekir.
“Engellemenin nasıl yapıldığını eleştiriyorum tabii, engellemenin yapılması kararını mahkemeler verdiği için o konuda yorum yapmak istemiyorum. Ancak o konuda da Yargıtay’ın biraz doktrin incelemesi, cezaların şahsiliği doğrultusunda (bkz: Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.) ortaya site kapatmalar konusunda düzgün bir içtihat oluşturması gerektiğine inanıyorum.”
Her ne kadar bir hukukçu olmasam da sanırım site sahiplerine yataklık yapıyormuş gibi bir muamele yapılıyor abi.. Cezaların sebebi bu olsa gerek.. Bu suçun oluşmasına ortam hazırladın ve suç unsuru girdiyi/çıktıyı kaldırmadın al sana işte kapatıyorum zihniyeti var.. Şu yarım akıllının bu konudaki fikri böyledir..
Oğuzcum, demek istediğim, diyelim 3 kişiyiz, ve üçümüz de günlük tutuyoruz. WordPress’in bana verdiği alandan yararlanıyorum ve dolayısıyla hak iddia ediyorum. Ancak benim yapmadığım bir eylemden, işlemediğim bir suçtan dolayı ben cezalandırıyorum. Dolayısıyla, ceza hukuku bakımından bu sakat.
Ki genel kuralın yanı sıra, kapatma usulü de hatalı, onu da ayrıca belirteyim.