Uzun süredir yazamamış olmanın verdiği üzüntünün yanı sıra, geçenlerde sunucunun topu dikmesi sonucu elde olan her şeyi yitirmiş durumdayım. Yedeklerim, birikimim (125 tane yazı ve 200′ün üstünde yorum uçup gitmiş durumda) tükendi gitti. Ama yitmeyen bir şeyim var! Ümidim..

Hal böyle olunca ister istemez bir yeniden yapılandırmaya gittim, WordPress 2.5 kurdum, beğendim, tavsiye de ederim. Öte yandan, sunucu tekrar hayata dönünce güncellenmiş olarak geldi, o da ayrı sevindirici bir durum. Öncekine göre daha hızlı olduğunu düşünüyorum.

Öte yandan, site uçmadan önceki ucube tema yerine, daha basit, insanı yazıya odaklandıran tema seçtim. Böylece hem daha az gör yoracak, hem de yazı daha fazla alana yayılmış olacak.

Peki blogla uğraşmazken neler yaptım? Öncelikle ünlü oldum diyebilirim ;), Linuxnet dergisinde 3 sayfalık Compiz Fusion yazım çıktı. Bu konuda beni yazmaya teşvik eden Özgürlükİçin yöneticilerine teşekkürü bir borç bilirim :).

WordPress ve MetaWeblog API sayesinde siteye girmeye gerek kalmadan istediğim yerden bloga yazı gönderebiliyorum ki şu an bu yazıyı KBlogger’dan yazıyorum ;).

Gelelim yeni oluşuma, dikkatinizi çekerse 5 tane kategoriden oluşuyor ve bu kategorilerin dışına çıkmayı düşünmüyorum, hukukla ilgili yaptığım incelemeler devam edecek; ama şimdilik ağırlığı linux ve özgür yazılıma ayırmayı düşünüyorum.

Archlinux’a feci şekilde bağlandım ki, Archlinux kullanıcılarını sevindirecek bir kaç haber vereyim, çok değil kısa bir süre sonra, (belki de bugün içinde) KDE’de yazım denetimi, Firefox’ta Türkçe yazım denetimi ve tabii ki OpenOffice’de Türkçe yazım denetimine dair paketleri paylaşacağım, belki de bir depo oluşturabilirim, şimdilik kararsızım. Hemen belirteyim ki, paketler son sürümler ;).

Neyse hayata dair şimdilik bu kadar bir giriş yeter, nasılsa gerisi gelecek. Artık istediğim yerden yazıyorum ne de olsa, bol bol yazmaya hasret kalmışım da diyebilirim. Kaybettiğim ilham tekrar doğdu, çok mutluyum o konuda.